HALİD ŞENER / NEW YORK
Yıllardan beri Amerika`daki Türkler Amerika`nın New York eyaletinin Manhattan caddelerinde yürüyorlar. Türkiye`den veya başka ülkelerden bu manzarayı izleyenler, zannediyorum büyük bir keyifle izliyorlardır.
Dünyanın süper gücü Amerika`da gümbür gümbür yürüyor insanımız, hem öyle bir yürüyor ki Manhattan caddeleri inliyor. Bu yürüyüş ilk başladığında 300 kişiyle başlamış. 26 yıl önce ilk yürüyenlerden birisinin ifadesiyle, “o zamanlar kaldırımda yürüyorduk” diyor. Bakıyorum da bayağa bir mesafe katetmişiz. Hiç yürümeyen biz Türkler önce yürümeye başlamış, sonra kaldırımlarda yürümüşüz. Şimdilerde ise, artık koca bir caddede yürüyoruz hemde binlerce insanla beraber. Öncelikle bu yürüyüşü başlatanlara teşekkür ediyor ve organizede emeği geçenleri tebrik ediyorum. Gerçekten güzel bir organizasyon. Ancak yapılması gereken daha bir yığın iş var. Türk günü yürüyüşü 26. kez organize ediliyor. Ancak her senenin geçen yıla göre daha organizeli, daha coşkulu olmasını beklerdim. Ancak son 6 yıldır yürüyüşü yakından takip eden birisi olarak bu yıl ki yürüyüş kadar sönük bir yürüyüş görmedim. Yağmurun tesiri olmuş olabilir ancak bu mazeret de bu işi organize edenleri kurtarmaz. Zaten esas olan da bu değil. Yüz bin gayesiz kalabalık yürüyeceğine, on bin hedefi belli, manalı ve anlamlı yürüyüş elbette daha tesirlidir. Ancak yıllardan beri bu yürüyüşlerde ne baştan belirlenmiş bir hedef, ne de bu organizeye bir mana yüklenememiştir.
Evvela Amerika genelinde sayıları artık yüzü aşkın dernek ve vakıflar var. Bu vakıflar birbirinden habersiz bir vaziyette birşeyler yapma gayreti içindeler. Türk Federasyonu bu mevzuda ne kadar gayret etti bu herkesçe malum. Ancak esas ortada olan bir şey var. O da, Türk Federasyonu bu dernek ve vakıfları bu güne kadar birleştiremedi, daha doğrusu kucaklayamadı. Dolayısıyla her dernek kendi çapında birşeyler yapmaya çalıştı, çalışıyor. Bu meselenin bir yanıdır. Amerika`da lobi faaliyeti yapan milletlerin yürüyüşlerini izliyoruz. Hiç bir tanesi bizim yürüyüşlere benzemiyor. Neden mi? Çünkü onlar Amerikalılarla beraber yürüyorlar. Yürüyüşün en ön safında Belediye başkanları, senatörler, milletvekilleri, valiler, emniyet müdürleri, basın mensupları, etkili yazarlar ve daha kimler kimler yürüyorlar. Bizde ise, bir tane ne senatör, ne de bürokrat, ne bir gazeteci, kimse yok. Peki ne faydası var böyle bir yürüyüşün? Kime faydası var bu yorgunluğun? Evvela bu yürüyüşün amacı nedir? Evet bu soruyu sorduğumuz bir vatandaş bize cevap vermekte güçlük çekiyor. Hedefi, gayesi, manası belli olmayan bir yürüyüş bu.
Yapılması gerekenlere göre yapılan, daha doğrusu yapılıyor gibi görünenleri katiyen yeterli görmüyorum. Aksine geriye gidiş olarak değerlendiriyoum. Çünkü Amerikalı idareci, bürokratlar, siyasilere ve dahi New York`ta yaşayan bütün dünya ülke ve milletlerine verilen en küçük bir mesaj yoktur. Dolayısıyla dünyada lobiciliğin merkezi olan bir eyalette bu yürüyüşün zerre kadar lobicilik değeri olduğuna inanmıyorum. 21. asırda yaşıyoruz ve hala Türkiye`yi bilmeyen milyonlarca insan var. 26 yıldır Amerika`da yürüyen biz Türkler ve özellikle yıllardır Türk Federasyonu adıyla arz-ı endam edenler Türkiye`yi Amerika insanına tanıtamadılar. Bu büyük bir vebaldir ve ayıptır.
Bir örnek vereyim. Ermeni tasarısıyla ilgili New York eyaleti milletvekillerini ziyaretimizde, diyor ki vekil, “siyasi hayatımda ilk defa beni ziyarete bir Türk heyeti geldi, Ermeniler neredeyse ofisimizden çıkmıyorlar”. İşte esas mesele bu. Öyle başıboş sokaklarda yürümek, bir kaç sanatçıyı dinlemek, sonrasında da çok büyük bir iş başarmış gibi akşamında yeyip-içmek hiç marifet değil. Esas yapılması gereken şey, bütün milletvekilleri ve senatörleri bir bir ziyaret ederek Türkiye`yi anlatmak, Türk kültürü, Türk dili, Türk tarihi ve dinimizi adam gibi anlatılmasıdır. Bakın size bir misal daha vereyim. New Yorkt`a çok aktif bir derneğin idarecilerinden bir arkadaşım anlatmıştı. Devlet okulları sosyal idari işler müdürünü ziyaret ettik. Bize şunları söyledi, “okullarımızda 6,7 ve 9 sınıflarda Türkiye`yi anlatıyoruz”. Ancak anlatılan Türkiye müfredatında Leyla Zananın yazısı ve haritası da mevcut. Şimdi anlaşıldı mı mesele.
Bu yürüyüşlerin altı boştur. Bu yürüyüşlerin altının çok ciddi doldurulması gerekmektedir. Bu meselenin çok ciddi ele alınması gerekmektedir. Dünyanın nabzının attığı bir eyalette yapılan bir organize bu kadar başıboş olmamalıdır. Bu kadar manasız ve muhtevasız olmamalıdır. Türkiye bu meseleyi çok ciddi ele almalı ve Türkiye`ye yakışır bir şekilde bu yürüyüş organize edilmelidir. Öyle bir iki bakan, bir iki milletvekili teftiş eder gibi geliyorlar bir şov yapıp geri gidiyorlar. Buna bu şekilde hiç ihtiyaç yoktur. Ve bütün bunları yapmakla çok büyük işler başarmış gibi birde işin havasına giriliyor.
Ayrıca, yürüyüşte iki önemli husus dikkatimi çekti. Birincisi geçen sene Amerika`ya gelen binlerce “Ahıska Türkleri” bir diğeri ise “Irak`lı Türkmenler”. Ahıskalı Türkler ellerinde Türk ve Amerika bayraklarıyla kendilerine has eda ile yürüdüler. Kendilerini öz be öz “Türk evladı” olarak. Yoksa Türkiye`de kendilerini Türk diye tanıtım Türkiye`nin altını oyan bir kısım insanlar gibi değil. Ahıskalıları ta eskiden beri tanır ve takip ederim onlar gerçek Türk ulusunun bir parçasıdırlar ve bununla fevkalade gurur duyuyorlar. İkinci olarak, Irak`lı Türkmen grubu. Diyebilirim ki yürüyüşte en çok alkışı onlar aldırlar. O kadar ki, protokol bile bu kadar alkış almadı. Gerçi protokol hiç alkış almadı. Türkmenleri yürüyüşe katılanlar kucakladı ve tebrik ettiler. Ellerinde “Hepimiz Türküz, Hepimiz Kerküklüyüz” pankartı ayrıca dikkatleri çekti.
Böylelikle bir Türk günü yürüyüşü daha sona ermiş oldu. Elde ne kaldı, ne kazandı Türkiye, ne elde etti Amerika`da yaşayan Türk vatandaşları kısacası koca bir hiç, evet bir hiç. Bu akşam ayrıca bu koca hiçi kutlayacak bu büyük organizeye imza atanlar. Hasılı kelam, Türkiye denebilir ki dünyanın nabzının attığı bir eyalette yapılan yürüyüşü bu kadar hafife almamalıdır. Meseleye çok daha ciddi yaklaşılmalıdır. Tabii ki Türkiye`yi gerçekten seviyor ve Türkiye tanıtımı ve reklamını düşünüyorsak...
------------------------------------
M. HALİD ŞENER
sener33mhe@yahoo.com